İsveçli Karım (Devam)
Ertesi hafta kendimizi topladığımızda, karım beni hafta sonu iznim için, alayın kapısına almağa geldi. Ama ne geliş !
Üzerinde süper mini, streç, beyaz penyeden, omuzları açık, bıngıl bıngıl oynayan kavun memelerinin ve külotsuz kalçalarının bütün hatlarını ortaya koyan, hareket edip yukarıya sıvandıkça hertarafı ağdalanmış pembecik am ve göt deliklerini ortada bırakan bir elbise, sapsarı beline kadar saçlar fönlenmiş, kıpkırmızı ojeler ve taşırılmış rujlu dudakları ile minare topuk yazlık takunyalarının üzerine tünemiş vaziyette, etrafında iki halka cepten otuzbir vaziyetinde -ağızlarından salyalar akarak alayın bütün izinli eratı- hepberaber beni bekliyorlardı…

Tabii o vaziyette boynuma atlayıp, vücudunu benimkine tamamen yapıştırarak, dudaklarıma yumulunca, ceplerdeki eller de hızlarını arttırdılar. Ayrıca o hareketle birlikte zaten götünün üzerinde duran eteği kalçalarının üzerine sıyrılmış, elbiseyi yırtacak gibi duran kavun memelerden biride, boyundan askılı elbisenin yanından “flop” diye fırlayıp pespembe ucu herkesin gözüne girmişti ! … Neyse, memesini yerine yerleştirip eteğini aşağıya çekerek alayın çıkışındaki kalabalık otobüs durağına yürümeğe başladığımızda, bütün orduda bizimlen birlikte peşimizdelerdi…

Zaten tıklım tıklım olan durağa, tıklım tıklım da bir otobüs yanaşınca, sevgili orospu karım neler olacağını hemen sezinleyerek, elimden kurtulup kapıya doğru atladı. Ben daha bir adım bile atamadan aramıza 20 kişi falan dolmuştu ! Sevgili karım minare topuku ayaklarını basamağa atar atmaz da aynı yirmi kişi tarafından havalandırılarak arka sahanlığın ortalarına kadar çıkartılıp etrafı da sarılmıştı bile. Ben ise girişteki basamakta kaldığımdan alttan olanları olduğu gibi izlemeğe başladım…

Haftalardır abaza askerler karımın külotsuz olduğunu daha alayın kapısında görmüş olduklarından, karımın taş gibi göt yanakları ve yumuşacık bacak araları en az yirmi kadar elin saldırısına maruz kalıvermişti. Eller sıkıp mıncıklarken iki tanesinin orta parmaklarıda am ve göt deliklerine daldırılıvermişti… Bu arada 19 luk körpecik karım bu kadar hızlı uyarılmaya dayanamayarak alt dudağını ısırmış vaziyette, inildeyerek şakır şakır sularını akıtmağa başladı. Bunu hemen hisseden eller ikinci bir hareketle fermuarlara uzanıp zaten kazık gibi olmuş yarrakları ortaya çıkarmağa başladılar…

Herifler o kadar abazaydılarki, daha yarrakları karımın özellikle sıkıştırdığı bacak aralarına girer girmez patlıyorlardu. Patlayanlar da hemen yerlerini başkalarına bırakıyorlardı… Arka sahanlık artık bir arı kovanı gibi olmuş ve işler çığrından çıkmağa başlamıştı; zira heriflerin en iri yarraklılarından bir tanesi karımı boynundan yakaladığı gibi çekerek ağzına vermek isteyince götü hafif dışarı çıkmış oldu arkasındaki yarmalardan birtanesi de damarlı ağaç dalı gibi bir yarrağı bacak aralarındaki am suyu-bel karışımı sıvıyla iyice yağlayıp karıcığımın minnacık, körpecik götüne çatır çatır geçirmeğe başladı. Bu hareketle karımın ağzı ardına kadar açılınca önündeki de malafatını gırtlağına kadar sokuverdi. Bu manzara karşısında galeyana gelenler bu sefer karımın kavun iriliğindeki memelerini boyundan askılı elbisenin yanlarından bir hamlede dışarı çekip, ısırarak yumulmaya başladılar. Bu sırada önüne geçen bir başkası, karımın gırtlağından gelen balgamlarla yağlanmış büyük bir pistona dönüşen ve nabız gibi atan yarrağını, onun şakır şakır suları akan amcığına yerleştiriverdi… Bu vaziyette önden arkadan pompalanmağa başlayan karım da zangır zangır titreyerek ve önündeki yarmanın yarım sakal suratını ısırarak patlamağa başladı…

İşler tamamen kontroldan çokmıştı. Manzara etrafındakileri daha da delirtmiş; sevgili karımın daha yeni manikürlenmiş kıpkırmızı ojeli incecik parmaklarının aralarına da iki keser sapı daha sıkıştırıp otuzbir çektirmeğe başlamışlardı… Kendilerine yer bulamayanlar hırslanarak kollarını omuzlarını falan ısırıp sıkmağa başladılar. Olayın farkına varıp arka sahanlığa doğru saldıranlar ise başaramayınca birbirleriyle kavga etmeğe başladılar…

Allahtan bu kavgalar ağız dalaşından öteye gitmedi. Zaten trafikte hafta sonu dolayısı ile tamamen tıkandığından herkes uslu uslu sırasını beklemeğe başladı.

Bu arada karım hareketlenerek herifleri benim aşağı kaldığım basamağa kadar sürükleyerek tam burnumun ucuna getirmişti. Heriflerden arkasında olanı kaçacağını sanıp onu havalandırarak götüne geçiriverince, amıda önündekilere sunulmuş oldu. Şimdi tam burnumun ucunda amına götüne geçirirlerken yandakilerde “cok cok” sesler çıkartarak memelerine yumuluyorlar, boşta kalanlarda ojeli parmakların arasında patlıyorlardı… Minicik pedikürlü ayak parmaklarının arasına bile boşalıyorlardı… Bu vaziyette tıkanmış trafikte bir saat boyunca karım sikile sikile, bende bu manzaraya pantolonumda boşala boşala şehir merkezine vardığımızda hemen bir taksiye atlayıp kaybolmak zorunda kaldık. Taksi şöförüde yavşamasın diye karım ona da hemen orada bir ağız işi yapıp, bende 100 tl bahşiş verince herif fazla askıntı olmadan bizi evin önünde bıraktı…

Eve vardığımızda karım hemen avrupadan getirdiğimiz takma zenci yarrağını beline takıp zetinyağına batırdı ve itirazlarıma da hiç aldırmayarak, beni aşağılaya aşağılaya götüme geçirip yarım saat kadar siktikten sonra dönüp minnetini göstermek için benimkini de kendi götüne boşalttı. Böylelikle bende karımın ilk defa götüne geçirme şerefine nail oldum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir